<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Eylül 11, 2006

POSTMODERN İMPARATORLUK:ABD


POSTMODERN İMPARATORLUK:ABD
   

11 Eylül ve sonrasında yaşananlar her dünyalının kafasında farklı bir dünya tezahürü ortaya çıkarmıştır. Hangi düşünceden olursa olsun her kanattan insan ABD'nin mutlak şekilde dünyayı ehlileştirme ve sömürge haline getirme isteklerinin yeniden depreşip hayata uygulanacağını varsaymıştır , en azından şu anlık edindiğim izlenim böyle. Peki neydi 11 Eylül ile başlayan bu kırılgan süreç? Bazılarının bahsettiği gibi kurulacak olan veya zaten kurulmuş olan Kaos İmparatorluğunun ilanı mı ya da dünya jandarması sıfatının veya bu sıfatın harekete geçme nedenlerinin köklü bir değişime uğrayacağının haber verildiği bir tarih mi 11 Eylül?  Takip ettiğiniz gibi ortaya komplo teorilerinden tutunda Amerikanın düşman gereksinimi var gibi birçok düşünce atıldı ortaya. Bir düşüncenin yoğunluğu ve gücü elbette karşısındaki muhalif yapı ile anlam ve değer kazanacaktır ama böyle bir yapı kurmak ve soğuk savaş sonrası yeni bir düşman olarak İslami kesimi hedef göstermek ve haçlı seferi gibi tarihe geçmek isteyen! sözler sarfetmek Amerikanın bundan sonraki konumu açısından hayati önem taşımaktadır.
  AFGANİSTAN VE USAME BİN LADİN...

    11 Eylül olayından sonra ABD'nin yaptığı ilk iş Usame Bin Ladin'in bulunup yokedilmesi idi. Usame öncülüğünde aslında bütün bir islam dünyası hedef gösterildi. Burada ABD tarafından oluşturulan söyleme dikkat etmek zorunluluğu doğmaktadır çünkü ABD ve medyası tarafından yaratılan islami terörist imajı , terörizm kavramının da içeriğini boşalttı. O zaman Hristiyan terörist ve budist terörist gibi kavramları üretmek için pek de yetenekli olmaya gerek yok. ABD'nin yarattığı ve kültürler arası gerilimi artıran bu imaj ve söylem ve tabii Junior Bush'un bahsettiği "haçlı seferi" hikayesi de buna eklenince ortaya Samuel Huntington amcamızı haklı çıkartan bazı sosyolojik durumlar çıktı. O zaman akla bazı soru işaretleri gelitor tabi. Görünen o ki ABD ülkesinde karar alma süreçleri yoğun şekilde think-tank denilen kurumsallaşmaya çalışan yapıların etkisinde. Örneğin bir Samuel Huntington'un ortaya attığı "medeniyetler çatışması" geyiği ciddi şekilde ABD tarafından gerçekleştirilmek istenen bir ideal durumunda.      Öyle ki İslam kültürü içinde bulunan devletler kendilerini bu anaforun içinde buldular ve hiçbir seçme şansları da yok çünkü onlar görünüş itibarıyla çatıştırılmak zorunda bırakılanlar. Usame Bin Ladin adlı El-Qaide  örgütünün lideri olduğu söylenen bir kişinin emri ile yapılan eylem nasıl olur da kocaman bir İslam dünyasını zan altında bırakır ve ABD'nin onlara karşı topyekün bir savaş açmasını meşru kılar. Bu 11 Eylül olayının intikam filminin ikinci sahnesi ise Irak.

    ABD adlı postmodern kaos imparatorluğunun kimyasal silahları öne sürerek başlattığı ancak harekatın ilk ayını yaşadığımız şu günlerde koalisyon güçlerinin ciddi zorluk yaşadığı Irak ise 1991'deki savaşın devamını yaşıyor gibi. Saddam ve kurduğu sıkı ve kapalı Baas partisinin öncülüğündeki sistem ABD'nin başını ağrıtacak en önemli sorunlardan biri olarak ortaya çıkıyor. Bu savaş ABD'nin İmparatorluğun topraklarını genişletme hayallerini erteleyebilir.

Not:Bu yazı Irak savaşının ilk döneminde tarafımdan yazılmıştır.

 

   Evet yukardaki yazıyı yazalı epey zaman oldu,Bugün 11 Eylül olduğu için bu yazıyı hatırlayalım dedim.11 Eylül birçok tarihçi tarafından Dünya'daki dönüm noktalarından birisi olarak gösteriliyor.İnsanları "biz" ve "onlar" diye ayıran bu olay hakkında çok konuşuldu, komplo olduğu söylendi, hatta bugünlerde yayına giren "United 93" adlı filme konu olan aynı isimli uçağın ABD hava kuvvetleri tarafından düşürüldüğü bile iddia edildi. Kültürler arası ya da popüler deyimi ile medeniyetler arası çatışma giderek tırmanıyor.Yukarıdaki yazıda da belirttiğimiz gibi ABD yeni bir Roma İmparatorluğu olmak için daha sağlam bir kurgulama yapmak zorunda, yoksa güç dengesi açısından eriyen bir sürece girme ihtimali hiç de zayıf değil...


YORUM YAZ! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: dilekveselen | Tarih: Eylül 11, 2006
    Konu: Günaydın....
    Yazıyı okuyunca o gün aklıma geldi..Bir televizyonda bir kadınla bu konuda ropörtaj yapılıyordu...Kadın hayretler içinde "burası Beyrut mu dedim...ama burası benim ülkem di"..Kendi ülkesi haricinde bir yerde olmasını nasılda normal karşılıyor..Sanırım Amerikada bu düşünceyi insanlara aşılayan bir okul var.
    Ama ne olursa olsun Allah teröristlere fırsat vermesin...Sonuçta çok acı olaylar.

    Bağlantı »

  2. Yazan: guvenavticaret | Tarih: Eylül 11, 2006
    Konu: :..
    Selamunaleyküm hemşerim hayırlı günlerin olsun
    Kusura bakma fazla bişey yazamıcam tam işimin oldugu zamana geldi,sonra gelir yine yazarım :) Eline sağlık, ama söz yazını okuyacağım sonra.Kolay gelsin

    Bağlantı »




<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.