<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Ekim 3, 2006

HUSSOLOJİ - SABAH

 

   Malumunuz geçen gün Sabah gazetesinde çıktım.Şimdi "Öff yeter geç artık!!!" demeyin.Efendim Sabah Gazetesinin benle olan röportajı o kadarcık! deildi.Kendileri tabi yerleri dar olduğu için içinden seçip koymuşlar... O nedenle sorulan soruları ve verdiğim cevapların tamamını buraya koymam gerektiğini düşündüm.Eee ne de olsa "yurttaş gazeteci" sayılırız artık.Şeffaflık lazım...

 

  • Neden Hussoloji adını seçtiniz? Hussoloji ne anlama geliyor?

 

   Hussoloji adını seçmemin herhangi özel bir nedeni yok aslında.Üniversite yıllarında iken aldığım bir mail adresi benden kullanıcı adı istediğinde birden aklıma gelen bir rumuz sadece.Arkadaşlarımın beni “husso” diye çağırması da bunda etkili olmuş olabilir.Bir süre sonra yazdığım yazılar ile kendimi ifade etmeye çalıştım, çoğu zaman yazarken kalıpların dışına çıkmaya çalışıyorum, elimden geldiğimce herkesi okuyorum ve olayları hussoloji açısından değerlendiriyorum.Bir nevi bir insanın yani ,özelde hussonun, kendi kendini keşfetmesi diyebiliriz hussolojiye.Husso’yu araştıran bir bilim dalı çok basite kaçsa da yazdığım yazılarla her gün farklı bir yönümü keşfettiğime inanıyorum…

 

  • Sanırım hemen her gün blog'unuzda yazı yazıyorsunuz. Blog'unuzu ne olarak kullandığınızı düşünüyorsunuz? Bir gazete gibi binlerce kişiye iletişim amacı mı, sadece kendi çevrenizin okuyacağı küçük bir dergi mi, yoksa bir günlük gibi mi? Kısacası "ne için" yazıyorsunuz?

 

   Blogumda her gün yazıyorum, bunu özellikle aksatmamaya çalışıyorum.İletişim Fakültesi mezunu olmam nedeni ile gazetecilik mesleğine olan yakınlığımı bu şekilde değerlendirmeye  çalışıyorum.Bazı insanlar için “blog” bir hobi olabilir ama benim için üniversitede kazandığım birikimi ortaya serme aracıdır.Beni her gün takip eden okuyucularıma medyada gördüklerinden farklı ürünler sunmak zorundayım.Az önce de dediğim gibi olaylara kendi penceremden bakıyor ve daha öznel değerlendirmeler yapıyorum, yalnız 1300 civarındaki yazı içerisinde röportajlar , bilimsel analizler de mevcut.Hiçbir yazımda “ben en iyisini yazarım” gibi bir iddiam da yok. Blogum gerçekten çok ziyaret ediliyor.İtiraf etmek gerekirse takip edenlerin çoğu yakın dostlarımdan ziyade internette arama motorları aracılığı blogumu bulup ve sonradan takip etmeye devam eden insanlar. Blogumun “küçük, kendi çapında bir gazete” olduğuna inanıyorum.Her gün yazmam nedeni ile de şu anda ki konseptim “alternatif köşe yazarınız” olarak geçiyor.Yazı yazmayı seviyorum ve blogumu sürdürecek güç buldukça da yazmaya devam edeceğim.

 

  • - Çoğunlukla ne tarz konulardan bahsediyorsunuz? Siyasi ve sosyolojik analizleriniz ilgimi çekti...

 

    Çoğunlukla olaylara “popüler kültür” açısından bakmayı tercih ediyorum.Mesela yeri geldiğinde “Yeşilçam”ı kendi izlenimlerimle anlatıyorum , bazen da arabesk dünyasının krallarını işliyorum, ya da Afganistan’da çalışan Türk işçileri ile röportaj yapıyorum.Açıkcası blogum için bir sınırlama getirmek zor, gazetede olan tüm türleri blogumda uygulamaya çalışıyorum.Kitap tanıtımları, Film eleştirileri, siyasi gündem yazıları, sosyolojik analizler (Holiganizm Dosyası çok ilgi görmüştü)…blogumun konuları arasında sayılabilir….

 

  • - Blog'unuz günde veya haftada ne kadar hit alıyor? Örneğin bugün 287 kişinin ziyaret ettiği yazıyor. Gün sonunda bu rakam genellikle ne kadar
    oluyor?

 

    Blogumun istatistikleri ile ilgili hemen bilgi vereyim.Bugüne kadar alınan hit 12 Eylül itibari ile 535.588…29 Nisan 2005 tarihinde açtım blogu.Günlük ortalama 2000 hit civarında, haftalık 15.000’e yaklaşıyor.Sürekli takip eden yaklasık 1000 okuyucum var ve fena bir sayı olmadığını düşünüyorum.Ayrıca hit grafiği de sürekli yükseliş halinde.

 

  • - Neden, nasıl ve ne zaman blog yazmaya başladınız?

 

   Yukarda da bahsettiğim gibi mesleki olarak gazeteciliğe olan yakınlığım nedeni ile yazmaya başladım.İlk olarak yabancı blogları takip etmeye başladım, ardından Türkiye’den bazı blogları keşfettim.Ve “blog” ortamının özgür bir yayıncılık alanı olduğunu anladım.Ayrıca arama motorlarındaki kolaylık da “yazılarımızın” daha çok kişi tarafından okunmasını sağlıyordu. Blogcu.com’u ilk gördüğümde hemen bir alan adı alıp, blogumu yayınlamaya başladım.Yazı yazdıkça ilgi arttı ve bu duruma geldim.Ayrıca daha çok insana ulaşmak için ben Hussoloji Blog’un İngilizce ve Almanca versiyonlarını da yayına soktum: http://www.blogcu.com/hussoeng    ve    http://www.blogcu.com/hussode...

    Çok yakında yeni dil versiyonlarını da yayına sokabilir.Yukardaki adresler şu anlık test yayınında ama çok yakın zamanda bütün yazılarım orda çevrilmiş olacak , şimdilik bir bölümünü çevirip yerleştirdim.

 

  • - Türkiye'de blogların çoğunlukla ne amaçla kullanıldığını düşünüyorsunuz?

 

   Türkiye’de “blog” çok yeni bir kavram, O nedenle bu kavramın zihinsel dünyamıza oturmasını beklemek zorundayız.Çoğu kişi için “blog” elektronik bir günlükten çok eski  tarz “site” yapma aracı.Ayrıca “blog”ların bazı alanlarda spesifikleşmeye ihtiyacı var.Örneğin bir Üniversitenin tarih bölümünden öğretim görevlisinin ya da akademisyenin tarihi konular hakkında yapacağı yorum ve yazacağı  yazıların gerekli olduğunu düşünüyorum.Bu hem yazılarda zenginliği artırarak tek tipleşmeyi de önleyecektir.Sadece tarih değil felsefe, coğrafya , müzik , sinema vs… gibi alanlarda uzmanları tarafından açılacak bloglar , çok önemli bir bilgi akışı sağlayacaklar ve internet ortamına daha çok Türkçe içerik açılması sağlanacaktır.

 

  • - Türkiye'deki blogların dünyadakine benzer bir gelişim içinde olduğunu düşünüyor musunuz? Türkiye'de daha çok hangi tarzdaki bloglar takip ediliyor? Blog'ların geleceğini nasıl görüyorsunuz?

 

   Türkiye’deki bloglar dünyadaki blogların hızına yetişecektir.Örneğin Newyork Times gazetesi Amerikadaki binlerce blogu takip etmektedir.Blogları yok saymak ve onları ikinci plana atmak yerine medya blogları değerlendirmeli ve onlar aracılığı ile yayınlarını zenginleştirmeleri gerekir diye düşünüyorum.Bugün Amerikadaki bazı bloglar günde milyonlarca hit almaktadır.Bunu hemen başarmak Türkiye için zor çünkü internet kullanıcıları sayısı açısından da baktığımız zaman henüz süre lazım.Bu sene telekom’un gerçekleştirdiği atılımlar ile internet kullanıcı sayısı 16 milyona yaklaştı ayrıca artan internet hızı ile , net ortamına sürekli taze içerik akıtan blogların daha çok ziyaret edilecekleri kesin. Ancak kalite açısından dünyadaki örneklerine taş çıkartan blogların da mevcut olduğuna inanıyorum. Türkiye’de genelde “kişisel” yazan bloglar daha çok takip ediliyor.Ayrıca spesifik alanlarda yayın yapan örneğin video (http://www.blogcu.com/videoblog gibi) yayını yapan ve müzik dinleten bloglar da şu aşamada çok takip edilenler arasında. Yakında yeni alanlarda açılacak bloglar blogculuğu çok daha iyi bir konuma getirecektir.Geleceğin en önemli içerik yayıncılığı kanallarından biri olarak “blog” kavramını nitelersek sanırım doğru bir tanımlama olur.

 

  • - Kendiniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Kaç yaşındasınız, hangi okulda okudunuz, ne iş yapıyorsunuz?

 

Adım Hüseyin Korkmaz, 1981 doğumluyum 25 yaşındayım.Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Tv-Sinema bölümü mezunuyum, maalesef uzun uğraşlarıma rağmen kendime medya dünyasında iş bulamadım.Sanırım beni blog dünyasında daha hırslı yazmaya iten ve uğrastıran da bu oldu.Kısa bir süre Tıbbi Mümessil olarak çalıştıktan sonra ayrıldım.Şu anda işsizim.

 

  • - Okuyucularınızdan (olumlu veya olumsuz) ne tarz tepkiler alıyorsunuz? Örneğin en çok okuyucularınızı kızdırdığınız yazınız hangisiydi?

 

  Okuyucularımdan genelde olumlu tepkiler alıyorum.Bu tepkileri kendime kılavuz olarak gördüğüm için çok önemsiyorum.Örneğin “Holiganizm Dosyası” isimli 6 bölüm süren yazılarıma ve Dünya Kupası sırasında yazdığım maç analizlerine çok yorum geldi.Yorumlar genelde tebrik ve teşekkür amaçlı olurken, yazdığım yazılar hakkında eleştirel yorumlarla da karşılaştım.İnsanları çok kızdıran bir yazım olmadı.Yeşilçam, Popüler Kültür üzerine yaptığım analizler genelde güzel ve iyi tepkiler aldı diyebilirim.Sonuç itibari ile amacım “altertanif köşe yazarı” olmak.Bunu blogumda bir ölçüde başardığıma inanıyorum, bundan sonrası için de aynı gayreti göstereceğim…

 

BİTTİ...

 


YORUM YAZ! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır




<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.