<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Nisan 26, 2006

ÇİLEKEŞ

“ÇİLEKEŞ”

 

     Türkiye’de en çok sevdiğim ve underground olarak etiketlemeye bayıldıgım alt kültürlerden biri de “arabesk” ve arabesk dinleyen kesimin yarattığı kültürel boyut… Daha doğru bir ifade ile çilekeşlerin dinlediği ve icra ettiği bir müzik türü ya da yaşam biçimi… ya da sisteme olan isyanın kabullenmiş bir şekilde estetizasyonu mu desek ne desek bilmiyorum… Ama arabesk denilence akla gelen ilk dört isim var… Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur ve İbrahim Tatlıses… Son zamanlarda bir ordu gibi çok arabeskçi olmasına rağmen bu dört isim birer kült haline gelmiş durumda… Bir tarafta fantastik bir çerçeve içinde farklı arabeskçi ve fantezi isimler de sayabiliriz: K.Emrah (yeni adı ile Emrah, tarzı çok değişti),K.Ceylan(o da tarz konusunda sıkıntılar yaşıyor), Ümit Besen(o da bence kült isimlerden biri ama dört babalar kadar yükselememesi medya ve para ilişkilerini kullanamaması ya da kullandırılmamasından kaynaklanıyo olabilir), Arif Susam (sadece klavyesi ile hatırlanması )vb… gibi daha birçok isim sayabiliriz… O isimlerle ilgili de popüler çözümlemeler yaparız elbet ama biz başa dönelim ve dört baba hakkında konuşalım…

Orhan Gencebay: Belki de Türkiyede arabeskin ilklerinden biri olarak nitelendirilse yanlış olmaz… Valla vazgeç gönlüm ve çilekeş gibi parçalarını hala dinlerim..Dil yarası gibi bazı parçaları da var ki klasik olma yolunda ilerliyor… Ayrıca efendi olarak nitelendirilen yapısı ve saygılı davranışları ile 1970 ve 1980 li yıllarda resmen “Kral” figürü olarak boy göstermiş varoşların müzik dünyasında… Dışa vurulamayan isyanlar, öfkeler Orhan Gencebay’ın parçaları ile vurmuş dışa… “Batsın Bu Dünya” ile doruğa çıkan estetize edilmiş bu isyan  arabeskin büyülü notaları içinde kalmış sokaklara dökülen bir dinamiği yakalayamamış… Sonuç itibari ile Orhan Gencebay Köyden kente göç eden kesimin hayallerini , öfke ve isyan dolu parçalar ile ifade etmiş bir bakıma onların popüler kültür içerisindeki elçisi olmuştur…Ve kral olarak kalmaya devam edecektir diye düşünüyorum…

 

Müslüm Gürses: Belki de hakkında araştırmalar, belgeseller,kitaplar yapılması gereken bir isim Müslüm Gürses, hatta Orhan Gencebay gibi bağımsız bir yazıda değerlendirilmesi gereken bir isim diye düşünüyorum…Jilet metaforundan tutun da daha bir çok gizemi içinde barındıran ve mülayim yapısı ile izleyicileri ya da fanatikleri arasında simgeleşmiş bir isim , bir usta… Yine varoşların ama daha fanatize olmuş kesimin duygularını en radikalize biçimde popüler kültüre sunan ve isyanın doruk noktalarına çıkan bir isim…Arabesk denilince akla gelen ilk isimlerden biri olmaya devam edecek diye düşünüyorum… Adananın en isyankar çocugu diye tanımlarsak yanlıs olmaz sanırım…

 

Ferdi Tayfur: Adananın en ızdırap çeken ve ağlayan ismi belki de …Şarkılarında daha çok aşk açıları göze çarpıyor…O da yine yetmişlerde Orhan Gencebay varoşların sessiz çığlığı olurken, yaptığı aşk acısı parçaları ile bir anda varoşların gönül dünyasındaki sorunlar ile ilgili platformda  öne çıkıyor… Ağlamaklı söylediği şarkılar ile kendine has bir tarz yarattığını düşünüyorum… Boğazını bu kadar iyi kullanmasının yanında oyunculuk konusundaki deneyimleri ve başarısı da göz ardı edilemez(diğerleri ile karşılaştırılınca) , en azından ben öyle düşünüyorum…Biliyorsunuz yetmişli yıllarda arabeskçilerin klip tadında çektikleri uzun metraj sinema filmlerimiz vardı ki bunları bir ara günde on sefer izliyoduk malum kanallarda…İşte bu filmlere baktıgımız zaman Ferdi Tayfurun özellikle oyunculuk konusunda fazla göze batmadıgını söyleyebiliriz…Hatta bazı filmlerinde çok iyi işler çıkardıgını bile söyleyebiliriz…

 

İbrahim Tatlıses: Urfanın yanık sesli türkücüsü diye lanse edilen ve bir anda arabesk dünyasının vazgeçilmezleri arasına giren isim…Ayağında kundura ile başlayan ve arabesk dünyasında “imparator” lakabını almakla devam eden başarı dolu bir süreç… Şarkıcılık dışında film yapımı,ulaşım,medya gibi konulara da el atan en zengin arabeskçi olarak tanımlarsak bir yanlış olmaz… Hiç değiştirmediği aksanı , konuşma stili ve yaptığı tv programı ile reyting rekorları kırmaya devam ediyor… “Acı Gerçekler”, “Yalan” gibi arabeski parçalar ile varoşların gönlünü çalan günümüzde ise hem türkü, hem arabesk hem de fantezi müzik alanında eserler veren bir isim…

    Evet saydıgım bu dört isim de arabeskin hala en önemli isimleri arasında , peki arabesk kültürü nereye gidiyor…Yeni nesil arabesk mi dinliyor? Hem rap hem de arabesk dinleyen bir kuşak mı oluşuyor? Popüler kültür nereye gidiyor, sormaya ve sorgulamaya devam edeceğiz saygılarımla…

 


YORUM YAZ! :: Arkadaşına Gönder!

4 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: PETUNYA | Tarih: Nisan 26, 2006
    Konu: SELAM
    BENİM İKİZ OĞULLARIM KOLEJDE OKUMALARINA RAĞMEN ÇOK SEVERLER BU SANATÇILARI.YALNIZ ÇOĞU İNSANA PEK BİR GARİP GELİYOR BU DURUM.SANKİ İLLA HEP POP,RAPVB. DİNLEMELERİ GEREKİR GİBİ.BENCE DA HER MÜZİK TÜRÜ GÜZELDİR.
    SEVGİYLE KAL,HEP MUTLU KAL.

    Bağlantı »

  2. Yazan: hates | Tarih: Nisan 27, 2006
    Konu: mrb
    kardeşim öncelikle blogunda özgün ve kendine ait yazılara yer verdiğin için tebrik edrim iletişim hakkında kı yazında baya guzeldi insanlarımız artık ne yazık kı koyun olmus televızyon denen nesne sankı peygambermıs gıbı her dedıgıne ınanılıyor ve onun esırı olunuyor rtık pembe dızı cocukları ve televole cocuj,kları doldu ortalık selaMETLE KAL

    Bağlantı »

  3. Yazan: hussoloji | Tarih: Nisan 27, 2006
    Konu: Başlıksız Yorum
    teşekkürler dostum televizyon kültürünün esiri olmayan bir yeni nesil dileği ile...

    Bağlantı »

  4. Yazan: smyrne | Tarih: Nisan 27, 2006
    Konu: merhabalar...
    dinleniyor bu müzik türü..ben de orhan gencebayı severim aslında..ama diğerlerini kesinlikle dinlemem..:-)
    sevgiyle kalın..

    Bağlantı »




<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.