<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Temmuz 22, 2006

ŞİKE!


İtalya'da şike suçlaması nedeni ile cezalar verildi ya ...memleketi bir hal aldı ki , rüşveti ve şikeyi açıklayan açıklayana...ilginç hareketleri ve tribün görüntüleri ile Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav da konuya farklı bir bakış açısı getirdi...

"Cavcav,  Türkiye'de şike gerçeğinin altını çizerek şikenin sadece futbolcular arasında olduğunu adına da  "hatır şikesi" denilmesi gerektiğini belirtti."


o zaman şöyle bir durum mu çıkıyor ortaya...şampiyonlukların bile kaderini bir kaç oyuncu belirliyor ve sırf "hatır" ilişkisi için...

çantalar içinde gelen paralar yalan o zaman...alınan arabalar...

bunların hepsinin bir bir ortaya çıkması lazım aslında ama şimdi öyle diyince de

"şikenin rüşvetin belgesi olmaz...hödehödehöyyy"

diye bağıranlar olcak ona eminim...

peki İtalya'daki karar nasıl verildi...

evet belge ile değil...tamamen kanaat ile, hakim öle kanaat getirdiği içi verildi...

ortada bir belge yok...


ya temiz bir lig istiyoruz...çıkın aslanlar gibi oynayın kim kazanırsa , nedir bu ben kazancam sen kazanma o kazansın savaşı...

futbol istiyoruz biz...

parayı verip düdüğü çalanları değil...

husso

son dakika: Prag’da yaşayan Özcan Kore, Denizlispor Başkanı Ali İpek’in isteği ile Malatyaspor’un 3 Çek futbolcusu ile Gaziantep maçında iyi oynamamaları için 300 bin Euro karşılığında anlaştığını açıkladı. Kore, Ali İpek’in paraları ödemediğini, Çek futbolcuların da Çek mafyasını peşine taktığını ifade ederek, Denizlispor yönetimine gönderdiği faksla resmen şike parasını istedi.

yok arkadas bu devran böyle dönüyor demek ki?


YORUM YAZ! :: Arkadaşına Gönder!

7 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: benimki | Tarih: Temmuz 22, 2006
    Konu: türkiye bununla çalkalanıyor..
    evet tüm türkiye bununla çalkalanıyor
    bakalım sonuç ne olacak...

    Bağlantı »

  2. Yazan: hussoloji | Tarih: Temmuz 22, 2006
    Konu: Bir Şike Bombası Daha
    Vatan Gazetesi Spor Müdürü İbrahim Seten'in özel haberi şöyle:

    TARİH: 20 Nisan 2006... Yer: Ankara'daki Akar Otel... Artık maçların peynir-ekmek gibi satıldığı Türkiye'de, yaşanan pislikleri bütün çıplaklığıyla ortaya çıkaracak bir görüşme yaşanıyor...

    Görüşmeyi yapanlar, o sırada kümede kalma mücadelesi veren Samsunspor'un eski başkanı Adnan Ölmez, şu andaki Haluk Ulusoy başkanlığındaki Futbol Federasyonu'nun yönetim kurulu üyesi ve Profesyonel Kurul Başkanı Mehmet Kemal Ünsal ile Merkez Hakem Komitesi eski başkanı Bülent Yavuz...

    Burada bir virgül koyup şunu hemen belirtelim... VATAN "Lütfen Temiz Futbol" kampanyasıyla futboldaki pislikleri ortaya çıkaracağını açıkladığı zaman, belki bazı insanlar dudak bükmüştü. Ama 1 hafta içinde işler öyle bir noktaya geldi ki, dün başka gazeteler de yeni yeni dosyalar açmaya başladı. VATAN'ın yazdıklarının ciddiyetini gören, Samsunspor'un sezon sonunda istifa eden başkanı Adnan Ölmez de temizlik harekatının gidişatını değiştirecek tarihi açıklamalar yaptı.

    Lafı uzatmayalım, Samsunspor eski başkanı Adnan Ölmez'in anlattıklarını, birebir aktaralım:

    İbrahim Seten: Sayın başkan, iyi günler.
    Adnan Ölmez: İyi günler kardeşim.

    İ.S: Geçen sezon başınızdan çok ilginç olaylar geçti. Samsunspor küme düştü. Siz istifa ettiniz. Ama aldığım bir bilgiye göre, küme düşmenizde Turkcell Süper Lig'de dönen dolaplar çok etkili olmuş. Ve Ankara'da başınızdan unutulmayacak bir şike pazarlığı geçmiş.
    Adnan Ölmez: Doğru öğrenmişsiniz.

    İ.S: Ankara'da ne oldu sayın başkan?
    Adnan Ölmez: Bakın, geçen sene kümede kalma savaşı veriyoruz. 31. haftada A.Gücü ile içerde karşılaşacağız. Mutlaka kazanmamız gerekiyor. Maçtan önce eski arkadaşım olan Mehmet Kemal Ünsal beni aradı ve "Başkan mutlaka Ankara'ya gel. Çok önemli bir şey konuşmamız gerekiyor" dedi. Açıkçası Samsun'dan Ankara'ya gitmeye üşendim, savmaya çalıştım. Baktım adam çok ısrarlı, atladım gittim.

    İ.S: Mehmet Kemal Ünsal kimdir?
    Adnan Ölmez: Geçen sezona başlarken A.Gücü Kulübü'nün asbaşkanıydı. Daha sonra başkan Cemal Aydın'ın yardımlarıyla, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'na girdi. Ayrıca şu anda Profesyonel Kurul Başkanlığı'nı da yapıyor.

    İ.S: Siz bu konuşmayı yaptığınızda A.Gücü'nde mi görevliydi, Futbol Federasyonu'nda mı?
    Adnan Ölmez: Haluk Ulusoy Federasyonu'ndaydı. Tarihlere bakın, anlarsınız. Neyse, Ankara'da buluştuk. Baktım yanında Bülent Yavuz da var. Mehmet Kemal direkt konuya girdi. "Bak Adnan. Samsun'un bu hafta puana ihtiyacımız var. Aksine bizim de tuzumuz kuru... (O hafta A.Gücü 36 puanla 11. sırada, Samsun ise 27 puanla 16. sırada, yanı düşme potasında) Cemal Aydın Başkan, bu maçı size vermek istiyor. Ama bazı şartlarımız var. Denizli'den filan da gelen teklifler var ama seni ayrı seviyoruz" dedi. "Allah Allah. Neymiş şartlarınız" karşılığını verdim. Mehmet Kemal saymaya başladı...

    "Bak kardeşim, bu işlerde herkesi görmek gerekiyor. Şunu kabul edelim: Biz zaten normalde sizi yeneriz. 3 puana Futbol Federasyonu 235 milyar lira ödül veriyor. Bu parayı bize vermen gerekiyor.
    Sonra takımı da düşünmek gerek. Ama bu işlerde her futbolcuya söylenmiyor maçın anlaşmalı olduğu. Bu işlerde takım kaptanı çok önemlidir. Biz kendisini çağırdık, konuştuk. Kaptan dahil 4 futbolcuya 50'şer milyar lira vereceksin.
    Sonra A.Gücü'nün normal galibiyet primi 250 milyar lira... Galip gelmiş gibi bu parayı bize vereceksin ki, biz de futbolcuların hepsine gecikmiş primlerini filan dağıtalım."

    Adam durmak bilmiyor sevgili İbrahim. Tam bu anda baştan beri yanımızda olup, konuşmayı dinleyen ve onu tasdik eden Bülent Yavuz kalkıp tuvalete gitti. Bu da bir taktikmiş.

    Yavuz gidince Mehmet Kemal Ünsal, son hamlesini yaptı ve bana şöyle söyledi: "Adnancığım, Bülent'i de görmek gerekiyor. Bülent eski MHK başkanı ve bütün hakemlerin hocası olduğu için her işi bağlayabilir. Elinde onun sözünden çıkmayacak, onun dediği gibi maç yönetecek 5-6 hakem var. 30 milyar da Bülent Yavuz'a vereceksin ki, herhangi bir kaza olmasın. O bu parayla hem istediği hakemin atanmasını sağlayacak, hem de hakemin hakkını verecek."

    İbrahim Seten: Yani A.Gücü, size maçı satmak için kabarık bir fatura çıkarmış. Hesaplayalım. 250 milyar galibiyet primi diye, 200 milyar 4 futbolcuya, 235 milyar federasyondan gelecek para karşılığı ve 30 milyar hakemlerin bağlanması için. Toplam 715 milyar lira ediyor. O dönemde kabaca 500 bin dolar yani...

    Adnan Ölmez: Aynen öyle. Kendilerine "Ya beyler, benim bu kadar param olsa zaten bu kulüp düşme potasında olmaz ki! Benim aklım bu işe pek yatmadı" dedim.

    Mehmet Kemal geçmişten örnekler verdi. Hatta geçen sezon bir kulüpten 250 bin dolar teşvik primi almışlar ama maçı kazanamamışlar. Onu söyledi. Eski tecrübelerini anlattı ve kendinden çok emin bir şekilde "Türkiye'de bütün maçlar böyle kazanılıyor. Şampiyonluklar, küme düşenler hep bu işin içinde. Ben seni düşündüğüm için, başkan Cemal Aydın adına geldim. Cemal Başkan da seni çok seviyor. Bir çukura düştünüz, oradan çıkmanız için size el uzatıyoruz. Ama bunun karşılığını da ödemen gerek" dedi.

    İbrahim Seten: Peki sonra ne oldu?
    Adnan Ölmez: Bir süre daha oturduk. "Ben mesajı aldım" dedim. Hemen meraklandılar, bakalım doğru almış mıyım, diye... "Benim her oyuncum 1 yerine 2 kişilik oynayacak. Çünkü sizin istediğiniz paranın yarısını kendi futbolcularıma dağıtırım ve sizi yeneriz. Olursa ikimize, olmazsa tikimize..." deyip masadan kalktım ve Samsun'a döndüm.

    İbrahim Seten: Mehmet Kemal Ünsal, şu anda bu şike söylentilerini araştıracak federasyonun içinde... Bu konuşmanın ortaya çıkacağından korkmadı mı?
    Adnan Ölmez: Ben de bunu kendisine sordum. "Bana birşey olmaz. Türk futbolunda herkes bunu yapıyor" dedi.

    İbrahim Seten: Peki, Haluk Ulusoy veya başka bir yetkiliye bunları anlattınız mı?
    Adnan Ölmez: O dönemde bas bas bağırdım. Hatta babasının hastalığı nedeniyle kaldığı İstanbul Memorial Hastanesi'ne gittim. 3 saat herşeyi anlattım. Hiçbir sonuç alamadım. Zaten 3 saat yetmedi galiba... Takımı can çekişirken 4 hafta boyunca İstanbul'daki hastanede Haluk Ulusoy'un yanından ayrılmayan Ali İpek'in kulübü Denizli kümede kaldı. Samsun düştü.

    İbrahim Seten: Bu açıklamalar kulübü küme düşmüş, istifa etmiş bir başkanın hezeyanları olabilir mi?
    Adnan Ölmez: Ben bu pisliği gördüğüm ve bunlara ayak uyduramadığım için, çaresizliğimden istifa ettim. Benim maksadım yaptığınız iyiniyetli kampanyaya katkıda bulunmak... Bu konuyu hiçbir yerde açıklamadım. İlk kez konuşuyorum, çünkü bu pisliğin temizlenmesini ben de sizin kadar istiyorum.


    Vatan

    Bağlantı »

  3. Yazan: gezgic | Tarih: Temmuz 22, 2006
    Konu: Şike...
    Devran öyle bir devran ki, parası olan gemisini yürütüyor. İster futbolun içinde ol, istersen trafikte ilerleyen bir araç sürücüsü ol, nerede olursan ol eğer cebinde paran varsa önündeki kapalı tüm kapılar açılır. Futbolda, özellikle ülkemizde bir mafyalaşma mevcut mudur? Evet mevcuttur. Peki tek sebep bu mudur? Mafyalaşma? Elbette hayır. Turgut Özal zamanında "benim vatandaşım işini bilir!" zihniyeti öyle bir yaygınlaştı ki memlekette, artık herkes kolay yoldan işini halletmenin yollarını arıyor. Futbol, kirlenmenin yaygın olduğu alanlardan sadece biri, belki de en fazla göz önünde olan sektörlerden biri olduğu içindir oradaki kirlenmenin artması. Ya da, daha farklı bir ifadeyle, "satın alma" ücretlerinin en çok arttığı sektör.

    İtalya kadar olamadık. Adamlar zamanında bir süper savcıyla mafyanın kökünü kuruttular. Bu sene de futbola el attılar, orayı da temizliyorlar. Darısı ülkemizin başına...

    Bağlantı »

  4. Yazan: tibette7yil | Tarih: Temmuz 22, 2006
    Konu: Gerçek ve Üstad Blogcu tibetten
    Şike her yere karışmış galiba :) bloglarda bile hit uğruna şike yapıyorlar. Örneğin: gruplaşmalar gibi :) amaç ortalığı karıştırmak yada reklam yapmak. anlayacağınız ilgi çekmek tripleri .......

    sevgiyle kalın

    Gerçek ve "ÜSTAD" blogcu tibet

    Bağlantı »

  5. Yazan: ACDC | Tarih: Temmuz 22, 2006
    Konu: emperyalist köpekler
    altdaki yazılarını okudum ve videoyuda izledim. bu durumda varsın futbolda şike olsun çünkü benim hiç tadım kalmadı........................

    Bağlantı »

  6. Yazan: Donence | Tarih: Temmuz 22, 2006
    Konu: selamlarr
    Hussoloji kardes futbola birinci dereceden ilgiliyimdir, izlemenin disinda iyi bir futbolcuydumm ve amator ligde bu gibi seyler vardi! ama bizim gibi amatorlerde paradan ziyade arkadas hatrina iyi oynamamak vardi, belki adaletli degil ama oluyordu malesefff! Turkiyede profesyonel futbolda kesinlikle birseylerin olduguna inanalardanim, hani konu desilse belki italyayi bile sollariz, cunku italyanlarla her konuda ayni ozellikleri tasiyan bir toplumuzda galibaaa!!!Kimsenin tam anlamiyla birseyleri hakettigine innanmiyorummmm!Hayirlisi olsun ama herkes birseylere mudahale etmedigi surece bu boyle surup giderrrr!Iyi haftasonlari arkadasimmmm

    Bağlantı »

  7. Yazan: gergin | Tarih: Temmuz 23, 2006
    Konu: Beşiktaş
    Ben beşiktaşlıyım.Hem de fanatik..
    Bunu şundan söylüyorum.Gerçek beşiktaşlı
    avanta gollerle maç kazanmayı sevmez.Ben kendi
    adıma söylüyorum ama genelde de böyledir.Yani defans hatası,
    kendi kalesine gol atma,penaltı gibi..Bir anllık zaafiyetten kazanılan
    goller gibi.
    O yüzden Sinan Engin zamanında. bir işgüzarlık yapıldımı diye de
    merak ediyorum..Çünkü şampiyonluğun önemi kalmayacakl.
    Hiç bir beşiktaşlının da bun.u istiyeceğini sanmıyorum.
    İnşallah öyle değildir..



    Bağlantı »




<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.