<- :: Sonraki Sayfa ->

Hazirane 21, 2008

HELAL OLSUN SİZE


    Bu bir rüya olsa gerek... Türk Milli Takımı 70 milyonun desteği ile beraber dün gece bir destan daha yazdı ve ülkemizin adını Avrupa Şampiyonasında yarı finale yazdırdı. Bu mükemmel başarıyı bütün içtenliğimle kutluyorum...

    Başta Fatih Terim olmak üzere takım çok eleştirildi. Diziliş ve stratejiler masaya yatırıldı. Ama unutulan ve bizi biz yapan bir şey vardı. O da hiçbir takımda olmayan bir hırs ve takım ruhuydu. İşte Fatih Terim sırrını öğrenmek isteyenler bu dizginlenemeyen azim ve hırsa bakarak onu çözebilirler. Fatih Terim'i oyun kurgusu ile değil bu yönüyle değerlendirmek zorundayız ve futbolun güzelliği de burada...

   Açıkcası makine gibi oynayan bir Almanlar yerine yüreği ile oynayan bir Türkiye'yi tercih ederim...

  Bu arada Semih mükemmel bir gol atarak hepimizi sevince boğdu. Hani son dakikada yenilen golün verdiği bir hüzün vardır. Klasnic golü atınca bir an oturduğum koltukta kalakaldım... Ta ki Semih'in o muhteşem golüne kadar... Teşekkürler Semih... Teşekkürler Milli Takım... Hepinize binlerce kere teşekkürler....

   Helal olsun size!!!


Hazirane 20, 2008

BU MAÇI ALIN!



   Bir zamandır blogcu.com'daki bakım nedeniyle yazı yazamıyordum. Bakımın ne zaman biteceği konusunda da herhangi bir bilgi verilmediği için şu anlık beklemek zorundayız. Ve şu andaki gibi açık bulduğumuz anlarda hemen klavyenin başına geçmeliyiz diye düşünüyorum...
  Futbola olan aşırı ilgim nedeniyle sık sık yazdığım sportif konulu yazılar sizi sıksa da Euro 2008'in bitmesine az kaldı, sıkın dişinizi diyorum :-) Yoksa ülkemizin gündemi her zaman ki hep çok dolu...
  Ama dikkatli bakıldığında gündemlerimizin önceki dönemlere göre benzerlik gösterdiğini kolaylıkla anlayabilirsiniz. Parti Kapatma davaları, Medyanın nerden geldiği belli olmayan haberleri kamuoyuna servis etmesi, Kırım Kongo Kenesi ( Önceden Kuş gribi ya da Deli dana idi. Şimdi yeni popüler konu Kırım Kongo) derken gündem taşıp akmaya devam ediyor. Ama dediğim gibi Türkiye'nin gündemi temelde pek değişmiyor. Sadece aktörler ve zaman değişiyor o kadar...
  Gelelim bugünün konusuna. Bugün Hırvatistan ile çeyrek finalde çok önemli bir karşılaşmaya çıkacağız. Millilerimizden yeni bir zafer bekliyoruz ve bunu alacaklarından şüphe duymuyoruz. Her zaman söylerim bu tarz maçlardan önce taktik teknik analizler yapmanın pek anlamı olmuyor. İki takımın da stratejileri belli. Biz de Servet'in oynamayacak olması handikap! Geri dörtlümüz nasıl bir dizilişle oynayacak hala tam belli değil. Bu konuda Hakan Balta'nın stoper oynaması söz konusu. Takımı görmeden yorum yapmak kolay değil ama Hamit'in Çek maçında son 15 dakika oynadığı yerde oynamasını istiyoruz o kadar...
  Bu teknik ayrıntı tüm maçı özetlemeye yeter sanırım... Milli Takıma başarılar... Ancak kazanılan maç ve maçlardan sonra yaptığımız sevinç gösterilerini abartmayalım... Daha mantıklı sevinç gösterilerinde bulunalım...

  Bu arada Almanya, Portekiz'i 3-2 yenerek yarı finale çıkmış. Yarı finale çıkarsak rakibimiz Almanya olacak...

Hazirane 16, 2008

VİYANA'YA GİDİYORUZ: 3-2

 

    Bu gece sahaya çıkan 11 oyuncumuz ilk yarı çok kötü bir mücadele örneği gösterdiler. Gerçekten kötüydüler ve bu durumdan onlar da en az bizim kadar rahatsız oldular. Çek Teknik adam çok akıllı bir hamle ile sahaya Koller’i sürdü. Kule santrfor olan Koller ilerde defans oyuncularımızı rahatsız etmesinin yanı sıra 34. dakikada sağdan gelen topa kafa vurarak topu ağlarımıza gönderdi. Bu golde özellikle adam paylaşımı konusunda defans oyuncularımızın önemli eksiklikleri oldukları görüldü.
    Bu devrede başka gol olmayınca ikinci yarıya Sabri değişikliği ile başladık. Semih oyundan çıkarken Sabri sağ açık oynamaya başladı. Ardından Kazım oyuna girdi ve baskımızı iyice arttırıyoruz derken 2. golü 62. dakikada Plasil’in ayağından yedik. Bu golden sonra biraz duraksama yapsak da sahneye mucize adam Arda çıktı ve 75. dakikada skoru 2-1′e getiren golü atmayı başardı.
    88. dakikada maçın kader anı yaşandı. Hamit’in ceza alanına ortaladığı topu kaleci Cech elinden kaçırınca, Nihat meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi ve skoru 2-2 yaptı. Gerçekten çılgınca bir andı. Bütün Türkiye bu gol ile ayağa kalktı derken Türkiye fırtınası arkasına yağmuru da alarak devam etti.
    90. dakikada Nihat’ın ceza yayı üzerinden yaptığı aşırtma vuruşta üst direğe çarpan top ağlarla buluştu ve Türkiye 3-2 öne geçti. Bu dakikadan sonra Türkiye tarih yazdığını tescillemek için sadece kalan dakikaların geçmesini bekledi. Ancak Volkan’ın yaptığı amatör bir davranış koca maçın heba olmasına neden olacaktı. Kırmızı kart gören Volkan oyunu terk edince oyuncu değişikliği hakkımız dolduğu için kaleye Tuncay geçti. 2 yıl gibi süren bir 2 dakikadan sonra hakem son düdüğü çaldı… Ve destanı yazan zoru başaran Türkiye oldu.
   Hakem maçın başından sonuna bütün takdir haklarını Çeklerden yana kullandı. Volkan’a gösterdiği kart doğruydu. Maçın genelinde sorun veren tek bölgemiz her zamanki gibi defans oldu. Emre Güngör’ün de sakatlanması ile çeyrek finalde defans blokumuzda önemli sorunlar oluşacağı kesin. Servet yine iki kişilik oynarken çok eleştirilen Nihat attığı iki golle bütün eleştirmenlere gereken yanıtı vermiş oldu.


   Muhteşem bir maç yaşattınız bizlere. Teşekkürler Türk Milli Takı
mı…


<- :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.