<- :: Sonraki Sayfa ->

Hazirane 11, 2007

GAZETELER VE TİRAJ

 Gazeteler ve Tiraj meselesi hakkında daha önce de bir şeyler yazmıştım. Konuyu ısıtıp ısıtıp sunmak değil niyetim. Ancak Türkiye’de neden daha fazla gazete okunmuyor sorusuna da hep beraber bir cevap bulmalıyız…Bu sorunu çözebilecek görüş açılarına şiddetle ihtiyacım var…

  Geçenlerde rutin olarak gazetelerde gezinirken gözüme trajik bir haber denk geldi…Aslında trajik değil ama ülkemiz açısından üzüntü verici…Haber Hindistan’daki gazete satışları hakkında…


Hindistan’da günde 150 Milyon gazete satılıyormuş…Ve bunların 11 milyonu İngilizce gerisi Hinduca çıkıyor…

 Ben İngilizceyi geçtim Türkçe yayınlanan gazetelerimiz bile bayilerde kalıyor.Ertesi gün geri dönüyor…Günlük 5 Milyonu bile zor geçebiliyoruz.Oysa Almanya’da bir gazete tek başına bu sayıyı çok rahat yakalayabiliyor. Gelelim ABD’ye…Bu ülkedeki günlük gazete satışı ise 97 milyon ortalamasında…Ve ABD’de “gazetelerin tirajı çok düştü” gibi bir tartışma başlamış…97 milyon adamlar için düşük hem de çok düşük bir tiraj… Her gün 2-3 gazete alan birisi olarak Türkiye’de insanların daha çok gazete almasını ya da şöyle diyelim en azından herkesin her gün bir gazete alması gerektiğini düşünüyorum…

  Altmış milyonluk bir ülkeye günde 5 milyon çok az…Bu arada gazetelerin yayın politikaları ve kaliteli olup olmadıkları ayrıca tartışılmalı , o konuda hemfikirim…Ancak Türkiye’de okunacak gazetelerin çok olduğunu da inanıyorum açıkcası…Neyse bu kadar karalama yeter , ben gidip 2 gazete alayım…

Mart 9, 2007

PARİS HİLTON ve MEDYA

  Uluslararası haber ajansı Associated Press (AP), “Paris Hilton haberlerine gerçekten ihtiyacımız var mı?” sorusundan hareketle 19 Şubat’tan itibaren bir hafta süreyle Paris Hilton (25) haberi yayınlamadı. AP, konuyla ilgili kararının öyküsünü anlattığı haberinde, şu ifadelere yer verdi: Editörlerimiz, ‘Bu medya fenomenini bir hafta süreyle takip etmezsek ne olacak’ ve ‘herhangi birisi bunun farkına varacak mı’ sorularının cevabını bulmak istedi. Haberde, Hilton’la ilgili haber yayınlanmamasının dikkat çektiği, ancak beklendiği kadar büyük tepki oluşmadığı belirtilerek, “AP’nin abonesi olan binlerce medya kuruluşundan hiçbiri bizden Paris Hilton haberi istemedi. Hiçbiri, haber değeri olan bir olayın atlandığı hissine kapılmadı” denildi. (Akşam-3 Mart)

 

  Gazetelerde bu tür haberlere rastlamak ne güzel...Yapılan araştırma Paris Hilton ve o tarz ünlülerin haberlerinin yapılmamasının insanlarda herhangi bir haber açlığı yaratmadığını ortaya koymuş durumda...

 

  Peki nerde editörlerin bahsettiği "halk istiyor biz de haber yapıyoruz..." geyiği...Demek bunu anlamak için küçük bir araştırma yapmak yetiyormuş. Ne yazık ki Türkiye'de de durum pek farklı değil.Temennimiz en kısa zamanda Türkiye'deki benzeri ünlülerin de aynı yöntem izlenerek gazetelerden teker teker kaldırılması...

 

  Biliyorum bu söylediğim son derece saçma ve hiçbir zaman böyle bir şey olmayacak.Hatta bu deneyi yapan yabancı medya kuruluşları da Paris Hilton haberi yapmaya devam edecekler. Neden? Çünkü medya grupları haber atlatmayı severler ve birisi Paris'i haber yapmasa diğeri haber yapacak. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu yani...Neyse bir hafta da olsa Türk medyası da bunu denemeli diyerek bitiriyorum...

Şubat 28, 2007

ANA HABER BÜLTENLERİ

 

RTÜK Başkanı Zahit Akman şöyle demiş:
  "Bugün reyting uğruna ağırlıklı olarak sanal, güncel olmayan, gerçekten cıvık, magazin diye nitelendirilen haberler yayımlanıyor."

 

  Bugün tv haberlerinden konuşalım istedim. Biliyorsunuz haber bültenlerimize Reha Muhtar girdi gireli  ana haber bültenlerine birşeyler oldu. Akşam televizyonun başına geçtiğimiz zaman , her kanal farklı bir Türkiye portresi çiziyor. Haberalma özgürlüğümüz anayasal bir hak olarak korunurken bizler kendimizi eğer bu ana haber bültenlerinin kollarına bırakırsak herşeyden habersiz yaşamaya da mecbur kalmak durumunda olacağız.

 

  RTÜK Başkanı bile çıkıp açıklama ihtiyacı hissediyorsa artık bu olaya müdahale edilmesi gerekiyor.Haber bültenlerine bile bir rating endişesi hakim...Yani burada insan sormak istiyor, o kadar rating meraklısı iseniz haber yayınlamayın o zaman! Haber bültenlerinin içeriğini boşaltmaktan iyidir gibime geliyor...

 

  Bakın Haluk Şahin bu konuda ne de yerinde bir analiz yapmış: "Gerçekten kimi bültenler enformasyon değil dezenformasyon bültenlerine dönmüş durumdalar. Sorun daha derin: Türkiye'nin en çok seyredilen televizyon kanalları kendilerini halkı bilgilendirme işlevinden tamamen sıyırdılar; 'prime time' dedikleri gözde saatlerine haber programı, haber belgesel, haber tartışma koymayı affedilmez bir yönetim hatası sayıyorlar. Düşünün artık, Türkiye'nin en ünlü televizyon habercilerinin (Örneğin Uğur Dündar ve M. Ali Birand'ın) programları bile ancak gece yarısından sonra yayımlanabiliyor... " Haluk Şahin-10 Şubat 2007-Radikal...

 

   Sonuç itibariyle haber bültenlerimiz birer eğlendirme aracı olmaktan çıkıp halkı bilgilendiren enstrümanlara dönmek zorundalar...Yoksa daha çok haber yerine magazin dinleriz...



<- :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.