<- :: Sonraki Sayfa ->

Aralık 18, 2007

"BLOG YAZMAYA NASIL BAŞLADIM?"

 

Sevgili Blogcu Kardeşim Dogancan Ülker beni mimlemiş... Cevap vermemek olmazdı şu yoğun dönemde vakit kaybetmeden hemen sorulara geçmek istiyorum...

Soru 1- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Blog yazmaya 29 Nisan 2005 tarihinde başladım. Bu kadar net bir tarih vermek herkes için kolay olmasa gerek. Açıp kayıtlara da bakabilirsiniz. Sanırım sorunun içeriğinin dışına çıktım biraz. Nasıl Başladım diye tekrardan kafa yoracak olursak; tamamen iletişimsel açılardan bakıyorum olaya...Benim için insanlarla iyi bir iletişim ve yayımlama aracı olduğu için blogu tercih ettim... İletişim Mezunu olmam ve mesleğimi icra edememenin getirdiği öfkenin “bireysel yayıncılığa” volkansal bir yansıması diyebiliriz...İşte isim tamlaması budur diyerek bu soruyu burada noktalıyorum...

Soru 2- Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Yazılarımın belli bir çizgide olması için herhangi bir çaba göstermiyorum. Değişmeyen tek şeyin değişmek olduğu bir hayat formunda benden sabit kalmamı kimse bekleyemez.Hatta bu hayatın sabit kalmasını da bekleyemeyiz.Genelde siyasi ve güncel konularda yazdığım için bu insanlara sıkıcı gelebilir. Ancak arşive bakanlar aslında bir zamanlar ne kadar çok yönlü yazdığımı görebilirler. Belki zamanım bol olursa yine o tarz yazmaya başlarım ancak şu anlık bu tarz yazılar ve sinemasal bir takım makaleler ile devam etmek istiyorum...Bir de yeni kurduğumuz turkeyblog.org var ki o da önemli projelerimizden birisi...Blogcu arkadaşım Fikret ve ben Turkeyblog’u bir yerlere getireceğimize inanıyorum...

Soru 3- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Son dönemlerde blogumu biraz ihmal ediyorum gibi geliyor ancak işlerim nedeni ile çok yoğunum o nedenle zor zar yazabiliyorum. Biraz da blogumun çift blog olmasından kaynaklanıyor sanırım...En iyisi sayıyı bire düşürüp yola devam etmek kısa zaman içinde blogların sayısını bire düşürerek yine her gün bir yazı ile burada olmak istiyorum...

Soru 4- Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Hayır kesinlikle benim için bir sorun ya da zorunluluk değil...Ancak insan bazan yazmakta zorlanıyor. Hele güncel konularda yazıyorsanız gazeteleri ve medyayı iyi şekilde takip etmek zorundasınız.Bunu başarabildiğiniz ölçüde okunabilme şansınız var...

 

Soru 5- Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Büyük konuşmayı sevmem ama yazabildiğim yere kadar yazmayı düşünüyorum...Buralar bizim evlerimiz gibi...Kişisel alanlarımız...İnsanların gelip düşündüklerimi okuması gerçekten hoş bir duygu...Yorumlarla alınan feedbackler de bu işin eğlencesi...

Ekim 28, 2006

"PANİK YOK!"

 

   Bugün sizlere “panik yok” isimli bir video çalışma grubundan bahsetmek istiyorum.Yaptıkları deneysel videolar ile lokal şöhretleri hayli yüksek olan “panik yok” grubu, yerel bir televizyonda program yapmaya hazırlanıyor.Siteleri benim de dikkatimi çekti ve mikrofonlarımızı kendilerine uzattık….

   Panik Yok Dünya'da varolan bir yaşam şeklinin Türkiye uyarlamasıdır diyor Oğuz Uslu… “Dünya'da Panik Yok değişik isimler de çok sayıda bulunmaktadır. Fakat belirli yerlere gelmiş grup sayısı ne yazık ki oldukça azdır.Şöyle açıklamak gerekirse Panik Yok ; Eğlenceyi tekrardan yorumlamış bir gruptur. Bu güne kadar bildikleri eğlence kelimesini unutup, tekrardan kendileri farklı bir kavram oluşturmuşlardır.” diyerek devam ediyor…

  Evet onlar, insanların tepkisini azaltmak için panik yoktur diyorlar…Yani bu olağan bir durum ve panik yapmanın anlamı yok…Yaptıkları video çalışmalarını izleyenlerin yapmasını önermiyorlar...Karesi Tv ile görüşmelerinin halen sürmekte olduğunu anlatan Oğuz Uslu “bildik bir örnek vermek gerekirse formatımız yurt dışında yayınlanmakta olan Jackass adlı program ile benzerlik göstermektedir.” diye de ekliyor…

   Bireysel olarak kimsenin meşhur olma kaygısının olmadığını anlatan Oğuz Uslu; amaçlarının, daha çok insana ulaşmak olduğunu belirtiyor…Bu kadar anlattım sözü biraz da panik yok’a bırakıyorum:

 “Panik Yok grup üyelerinin hiçbiri IQ derecesi düşük kişiler değildir. Biz bunları sizler denemeye kalkışmayın diye yapıyor ve sonuçlarını size gösteriyoruz;)Şöyle söylemek gerekirse Türkiye böyle şeylere daha çok yabancı ve her süreçte olduğu gibi bunada alışacak ama bunu belirli aşamalara bölmek en mantıklısı. Panik Yok şu anda tabanda ve ilk basamağı çıkıyor. Her bölümde kendini daha sevdirecek, daha da eğlendiricek ve daha da sınırları zorlayacak diye düşünüyorum.Bizim takipçimiz olmanızı umuyorum…”

Grubun sitesini ziyaret etmek için: www.panikyok.biz

 

Temmuz 30, 2006

GÜNEYDOĞU'NUN PARİS'İ:BATMAN!

 

Adı Burak , Batman’da yaşıyor…17 yaşında lise öğrencisi…Onun deyimi ile Güneydoğu’nun Paris’inde yaşıyor , Burak…

 

Uzun zaman oldu röportaj yapmayalı , ben de Burak kardeşimizi bu sayfalara konuk edeyim dedim…Hem Burak kardeşimizi hem de onun gözünde Batman’ı nam-ı değer “içimizdeki paris’i” ondan dinleyelim… 


  

“Güneydoğu’nun Paris’i…..”

 

Hussoloji:

Merhaba Burak , istersen seni bir tanıyalım…Kimdir Burak? Necidir?

 

Burak:

Ben BURAK, Batmanlıyım… bilgisayar meraklısıyımdır... şans eseri konuk oldum sayfalarınıza

yani internette gezinirken kanki ile bir yerde blogcu yazısını gördük ve de araştırdık bu çıktı…Sonra biz de kendimizi blogcu aleminin ışıltılı dünyasında buluverdik…

Hussoloji:

Batman!.. Türkiye'nin ilginç şehirlerinden , hani Yılmaz Erdoğan’ın Vizontele filminde Hakkari için ; hayal kırıklığının başkenti denmişti…Batman İçin de bunu söyleyebilir miyiz?

 

Burak:

Öyle de denebilir aslında ama Batman çok hızlı bir şekilde gelişme gösteriyor... yani güneydoğunun parisi olarak da adlandırılıyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil…

  

Hussoloji:

Hımm! biraz açarmısın? Güneydoğu’nun Paris’i çok iddalı bir kelime?

 

Burak:

Bu iddalı bir kelime ama gerçekten de öyle, yani çok hızlı bir gelişme gösteriyor teknolojinin en ileri seviyesi buradaki ekonomik alanlarda kullanılıyor...  ör: Türkiye’nin oranlama olarak en lüks otomobilleri burda bu bir araştırmanın sonucudur…Bu da Batman’ın gelmiş olduğu refah seviyesini göstermesi açısından önemlidir diye düşünüyorum…


“En çok dikkatimi çeken ise her sokakta 3-5 tane bulunan internet cafeler... 

Hussoloji:

Yani bölgedeki halkın refah seviyesinde bir artış var ?

Burak:

Kesinlikle öyle ... hala ekonomik anlamda geri kalmış kişiler olsa da bu çok az bir seviyede artık…Batman ekonomik ve kültürel olarak önemli aşamalar gösterdi ve göstermeye devam ediyor.Bu durum da biz Batmanlıları sevindiriyor…

Hussoloji:

Batman denince aklıma petrol geliyor? O ne alemde şu anda..tesisler...çalısmalar... gözlemlediğin kadarı ile anlatırmısın?

 

Burak:

Sizin gibi bir çok kişinin aklına petrol geliyor çünkü bu alanda Türkiye’nin en büyük tesislerine sahip. Zaten batmanın gelişmesinde ki en önemli etken  petrol ... tesisler şu anda son teknoloji  ile çalışıyor ... sürekli yenilenip gelişiyor ... bunun halka bir çok yararı var ama bunun yanında çok büyük bir de zararı var:hava kirliliği bunun başında geliyor malesef...

Hussoloji:

Peki az önce halkın refah seviyesinin yükseldiğinden bahsettin hatta lüx arabalar falan..peki genelde halk ne ile geçimini sağlıyor, halkın içinden birisi olarak daha sağlam gözlemlerin olmalı...anlatırmısın?

 

Burak:

Aslında pek iyi gözlemci olduğum söylenemez.Çünkü şu zaman kadar hayatım hep okul koridorlarında geçti ... Ama genelde ticaret yapılıyor. Bu her konuda olabiliyor eskiden en çok hayvan ticareti ile geçimini sağlıyordu ama şimdi öyle değil artık ticaretin her çeşidi yapılıyor .

           En çok dikkatimi çeken ise her sokakta 3-5 tane bulunan internet cafeler...  yani sayıca çoook       fazla olmalarına rağmen kapanmadıklarına göre iyi bir gelir elde ediliyor bu işten …


 

“aile baskıları çocukları bunaltacak derecede yüksek bu bölgede ,bu yüzden bu tür olaylar(intiharlar) maalesef ki yaşandı…”

Hussoloji:

evet bu konuyu ben de duydum, Batman’da neden bu kadar çok İnternet kafe var?

 

Burak:

Ya ben bunu halkın teknokolik olmasına yormak isterdim ama malesef öyle değil ailelerin çocuklarını ceplerine para koyarak sokağa göndermeleri ,bu çocukların da internet cafede zaman harcamaları bunun en önemli etkenleri ama internette araştırma yapan ve bilgili olan kişiler de var buralarda...Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi sanal alemin Batman’a da hem yararları hem de zararları var…

Hussoloji:

Peki refah seviyesinin yüksekliğinden bahsettik az önce...ama Batmanın adı bir ara "genç kız" intiharları ile gündeme geldi...Batmanlı bir genç olarak bu konuya olan bakış açın nedir?

 

Burak:

Bu tamamen ailelerin bilgisizliğinden kaynaklanan bir sorundu , aile baskıları çocukları bunaltacak derecede yüksek bu bölgede ,bu yüzden bu tür olaylar maalesef ki yaşandı ...

ama bunun yanında bu kişilerin kendilerinden büyük kişilere aşık olmaları da çok etkili olmuştu duyduğum kadarıyla....bir de ne yazık  ki intiharlar sürüyor...bu ay içinde 7 intihar olmuş ve 4 kız 3 erkek bunların hepside ölmüş

 

Hussoloji:

yani yaşanan intiharların çoğu aşk intiharları mı idi?

 

Burak:

duyduğum kadarıyla öyleydi (babasını ve annesini kaybeden gençlere, hocaları falan ilgi gösterince onlarda yanlış anlıyordu ve sonuç.


 

“yani istemediğimiz bir leke yüzümüze bulaşmış durumda

kürt denince hemen akla terörist geliyor ama bu yanlış bu eskilerde kaldı…”

Hussoloji:

Anlıyorum...peki bir Batmanlı olarak, Batmanda ne eksik ya da ne fazla desem neler söylemek isterdin..ya da şöyle diyeyim Batmanın en önemli sorunu ne ve Batmanın en güsel pozitif yanı ne...

 

Burak:

hımmm... bu çok zor bir soru   En büyük sorunu kontrolsüz çocuk yapımı...  yani aileler maddi durumlarına bakmadan yapıyorlar ....Ve bu ekonomik durumu da doğrudan etkiliyor…en iyi yönü ise insanların gerçekten de insan olması ...(genelde)

 

Hussoloji:

Burak!  senin batmanlı bir genç olarak gelecek profilin ne...hayallerinden bahseder misin?

 

Burak:

Bizim 4 kişiden oluşmuş bir arkadaş gurubumuz var -bucisse- işte şimdilik tek hedefimiz beraber bir üniversiteye girebilmek ... eğer o isteğimiz olursa ondan sonra da işte biraz büyük hayallerimiz var BUCİSSE adında bir şirket açmak gibi ... bunlar şu anda hayal gibi geliyor ama umarım gerçekleştireceğiz...benim geleceğim ise istediğim işi yapmak yani çalışıp üniversiteye gidip bir bilgisayar mühendisi olmak ki zaten şirketimiz de bilgisayar -  teknoloji şirketi olacak…

 

Hussoloji:

inşallah istediklerin gerçekleşir...Batman halkı ya da gençleri bölgedeki karışıklıklar ve “terör” hakkında ne düşünüyor?

 

Burak:

evet korktuğum soru geldi ...terör genel olarak bu bölgede yaşayan kürtlerin ırkçılık yaparak türklere karşı durması gibi görünüyor ama KESİNLİKLE öyle değil ... bizim ırkımızdan olanlar yani kürtler gidip savaşıyorlar terör estiriyorlar ama bu halkın onlarla hiç bir alakası yoktur aksine onlar da korkuyorlar, onlardan yani istemediğimiz bir leke yüzümüze bulaşmış durumda

kürt denince hemen akla terörist geliyor ama bu yanlış bu eskilerde kaldı yani böyle düşünenlere söylüyorum buradaki kişileri bir tanırlarsa onlara hayran kalırlar...yani diyecek bir şey bulamıyorum bu konuda...Bu ülkede yaşayan herkesin kardeş olduğuna inanıyorum , barış ve kardeşlik içinde yaşamak istiyorum söyleyeceklerim bu konuda bu kadar sanırım…

 


“...Hasankeyf dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri Muhteşem bir tarih yatıyor orda ... ama malesef ki devletimiz bunu gözardı ediyor ve bir tarihi yok ediyor...”

Hussoloji:

Batman ile ilgili aklıma bir çok sey geliyor aslında sormak için...ama yerimiz dar malum unutmadan hasankeyf’i soralım bir de...

 

Burak:

Evet bende onu bekliyordum ...Hasankeyf dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri Muhteşem bir tarih yatıyor orda ... ama malesef ki devletimiz bunu gözardı ediyor ve bir tarihi yok ediyor... bunu önlemek için hasankeyf belediye başkanı her gün ülkeden ülkeye gidiyor buna bir dur denilmesi için ama nafile ...eminim ki bu tarih başka bir ülkede olsaydı harika bir turistik alan haline getirilir ve de çok güzel korunurdu... zaten bu yüzden başka ülkelere gidiliyor... yani yapacakları baraj 30 yıl bilemedin 50 yıl sonra bitecek kullanılamaz hale gelecek ve o bölge o muhteşem tarih bir bataklığa dönecek... yani yaptıkları şey geçmişi yok etmek ve gelecek kuşaklara zorluklar çıkarmak …umuyorum ki bu olay mutlu bir son bulacak

Hussoloji:

Tarihin bizlere bir hediyesi olan Hasankeyf inşallah hakettiği değeri alacak...gelelim bloguna... www.blogcu.com/benimki adlı adreste yazıyosun ancak, batmanla ilgili böyle ilginç yazılar fotolar göremiyorum...

 

Burak:

evet malesef ilk yaptığım zamanlar bu hiç aklıma gelmemişti... Şimdileri ise bu konuda bir blog yapmayı düşünüyorum... ama şu ÖSS bana engel teşkil ediyor ...  bakalım umarım bu çalışmamı hayata geçirebilirm...ama geçirirsem bu harika bir blog olur ve de herkes hasankeyf ve batmanı daha yakından tanır...

 

Hussoloji:

Son olarak neler söylemek istiyorsun Batmandan tüm Türkiye’ye?

 

Burak:

Batman ı yanlış tanıyorsunuz BATMAN halkı çok cana yakın kişilerdir sadece bir kaç kişi yüzünden tüm haklı suçlamayın... 

YAKTIN BENİ ÖSS… diyorum son olarak...

Not: Röportaj'da kullanılan fotoğraflar Batman Belediyesi   sayfasından alınmıştır...


<- :: Sonraki Sayfa ->


Copyright © 2007 Hussoloji
Bu Site En iyi Firefox'da Görüntülenir.
Blogdaki yazilar Kaynak Gösterilerek kullanilabilir.