Temmuz 5, 2006
BİR FİGÜRAN...
Kelimesine dokunmadan yayınlıyorum...Yadigar Ejder'in Anısına... Hussoloji... Herhangi biri. Tarık Tufan... Yazının Orjinal Linki: http://www.sipesifik.com/yazarlar/yazi.php?yazarid=22&id=12
Ya da çok özel biri.
Yüzleri çok tanıdık ama adları bilinmeyen insanlar vardır hayatın bir yerinde. Varlıkları sadece başkalarının varlığını güçlendirmekle tanımlanan insanlar vardır. Herhangi birileri, falanca ya da filanca. Adı, soyadı hiç önemli değil. Başkalarının statüleri uğruna aşağılanan, itilen, hırpalanan gerektiğinde ölümlere gidip gelen insanlar.
Ya da figüranlar diyelim biz bunlara.
Perdenin hazin yüzleri.
Adları sinema afişlerine yazılmayanlar. Yüzleri tanıdık, isimleri bilinmeyen insanlar. Belki de kahvedekilere en çok benzeyenler. Yeşilçam'da da kahvede oturmazlar mı iş beklemek için. İnşaat işçilerine ne çok benzerler. Bir yapımcının kahveye girip de iş dağıtmasını beklemek.
Makyajsızlar...
Senaryoyu okuma ihtiyacı olmayanlar. Filmin bir yerinden girip, öylece yok olanlar. Dayak yiyip, ölüp, çay dağıtıp, durakta bekleyip filmden kopup gidenler. Hayatın ıssız sokaklarında gezip, filmin ayrıntı karelerinde yer bulanlar. Makyaja ihtiyaç duymayan figüranlar.
Onlardan biriydi Yadigar...
İri gövdeli, uzun boylu, seyrek dişli, çirkin bir adam. Kötüler hep çirkin olmalıdır değil mi?
Filmlerde eşşek sudan gelinceye kadar dayak yerken tanıdık bu iri adamı. Bazen Cüneyt Arkın dövüyordu bazen de Kemal Sunal. Şaban'dan dayak yemesi ne kadar da trajiktir. Eğer günlük hayatta olsa hepsini dövebilecek niteliktedir Yadigar. Gel gör ki dayak yemek için para almaktadır. O da dayağın en iyisini yer.
O dayak yerdi biz gülerdik. Kahramanımız gözümüzde büyürdü ona dayak atarken. O kadar iri bir adamı dövebilmesine hayran olurduk kahramanımızın. O ise sesini çıkarmadan içtenlikle yerdi dayağı. Hep kötü bir babanın adamıydı Yadigar. İyi insanlara saldırır, kötülüğe hizmet eder, haince kahkahalarla gülümserdi.
Sahiden o kadar kötü olabilir miydi?
Diğer figüranlar onun kadar iri olmadığı için onun dayak yemesinin ayrı bir anlamı olurdu. İşi daha önemli hale getirirdi. En son o dayak yerdi. Final döğüşü olurdu. Onu dövmenin önemi hepsinden çoktu. Çünkü en dövülemez olanı oydu.
Bu sahneler hiç değişmedi. Yani onun bir kez olsun dövebildiğini ve böylece filmin bittiğini görmedik. Senaristler hiç sürpriz yapmadılar bu iri adama. Günlük hayatın akışı, kaderin tecellisi hiç değişmedi. İsmi anılmayanlar, makyajsızlar hiç finalde tutunamadılar. Filmin acı karelerine malzeme olup, yitip gittiler öylece.
Yeşilçam'ın figüranlar kahvesinin kasvetli havası sinmişti Yadigar'ın üzerine. Gülümsemiyordu koca adam. Günler boyu iş beklemek sonra filme girip bir ton dayak yiyip çekip gitmek. Yediremiyordu kendine ama ekmek parası işte. Emekçisi olmuştu sinemanın. Öyle bar köşelerinde değil filmin içinde emeğini konuşturuyordu Yadigar. Türk sinemasının binlerce karesine görüntü vermişti. Varsın ismi de bilinmesindi.
Gerçi hayat zordu. İki film yapıp imaj yapanlar, soyunanlar, dünkü çocuklar parayla oynarken yılların sinema emekçisinin karnı günlük doyuyordu.
Bugün doyuyor yarını bekliyordu koca adam.
Son zamanlarda işleri iyi değildi Yadigar'ın. Parasızlık çekiyordu. Birileri ün, para, imaj peşinde koşarken Yadigar'ın durumu gitgide kötülüyordu.
Hey gidi koca adam.
Her yanını utanç kaplamıştı. Dayak yemekten büyük bir utanç. İyice parasız kalmış karnını doyurmakta güçlük çekiyordu. Kirasını ödemeyeli çok zaman olmuştu. Tek göz bir odaydı kaldığı. Buna rağmen kira parası bulmakta güçlük çekiyordu.
Bir gün evinden çıkardılar Yadigar'ı. Kimi kimsesi yoktu İstanbul'da. Buz gibi soğuk bir gece vakti Taksim'e çıktı birkaç parça eşyasıyla.
Havada hain bir soğuk kol geziyordu. Kimsecikler yoktu koca meydanda.
Buralarda ne kadar çok dolaşmıştı.
Bir banka uzandı. Ellerini bacaklarının arasında ısıtmaya çalıştı.
Öksürüyordu epeydir koca adam. Uyku girmedi önce gözlerine. Yarını düşünüyordu.
Sonra yorgunluk çöktü. Ağır ağır kapandı gözleri.
Bir uyudu, bir daha uyanmadı.
Bir uyudu, bir daha dayak yemedi kimseden.
Bir uyudu kimseler bilmedi ismini.
Bir öldü yalnız Taksim Meydanı ağladı koca adama. Sokak köpekleri tuttu yasını.
Yaşamın son karesini asillere yakışır bir onurla oynadı adam.
Bir figüran gibi öldü; kimsesiz, yalnız, gözyaşı dökmeden....
Konu: JADIGAR EJDER
Yadigar Ejderin akibetini cok merak ederdim donarak öldügünü bilmiyordum,onu döverek para kazananlar,söhret olanlar biraz degil fazlaca utanmalidirlar.
Bağlantı »
Konu: yadigar yadigar kaldı afişlerde
çok üzücü bir hayat.gerçekten bu kadar olur.teşekkürler yazı için
Bağlantı »
Konu: yorum
slm arkadaşlar gercekten cok acı ve hüzünlü ben yadigar ejder adına encok üzüldüm cünkü gercekten cok zor bişey ALLAH kimsenin başına vermesin ne çabuk unutuluyor sanatçılar ama duygulanmamak elde deyil onlar hakkettiğini alamadılar onlarla birlikte olanlar şimdi parayla oynuyorlar ama onların sonu hazin oluyor cok acı ve ağlatıcı bir yaşam neyse k.ib dostlar
Bağlantı »
Konu: vefasızlık
biz onlarla büyüdük daha kaç nesil onlarla büyüdü onlar çogu zaman garson olurlar br kızçocugu annesiyle giderken derki aa..anne bak. garson gidiyor dogru ohep garson rollerinde oynamıştır.Kimin zaman kötü adam olurlardı sokakta hep tepki gösterirdik hatta dövdügümüz taşladıgımız bile olurdu erol taş buna engüzel örnektir.ama onlarda öyle bir sanatçı ruhu vardıki memnun olurlardı bundan biz işimizi iyi yapmışızki siz böyle tepki veriyosunuz derlerdi.emekçi yadigarda onlarda biriydi gururlu oldugundan hakiki sanatçı oldugundan kimseye birşey söylemedi sessizce çekip gitti. soguktan çok onu etkileyen heralde vefasızlık ve duyarsızlıktır ruhun şat olsun yadigar baba rahat uyu artık kimse seni sokaga atamıyacak artık
Bağlantı »
Konu: acıklı
ağzına yüreğine saglık arkadaşım çok güzel ifade etmissin bazı şeyleri malesef insanların değeri ölünce anlaşılıyo
Bağlantı »
Konu: yadigar
kemal sunal ile yaptığı bir tartışma sonucu yadigar ejderin yeşilçam piyasasından dışlandığı söylenir, eğer öyleyse sanada yazıklar olsun kemal sunal... ama eğer öyleyse.......
Bağlantı »
Konu: yadıgar
yadıgar oylede boylede ıcımızde hale yada ekranda hep cıkıyo ıstemesede keske boyle olmasaydıda yenı fılmlerde gorseydık haın yesılcam kımıne kavun yedırır kımıne kelek yadıgarsen senlıgınle dolusun yasıyosun unutma senın gıbıler olmasa bazıları olamazdı ...........................
Bağlantı »
Konu: yadigar ejder
Kemal Sunal'ın dahli ne kadar olmuştur Yadigar'ın ölümüne?
Bağlantı »
Konu: mekanin cennet olsun
nerde yatiyor yadigar ejder bilen var mi? bari bir fatiha okusak.
Bağlantı »
Konu: duygularima tercüman oldunuz.Tesekkürler
su an agliyorum.Neden öldükten sonra anliyoruz degerlerini?Nur icinde yat Yadigar Ejder seni unutmayacagiz.
Bağlantı »
Konu: ÇOK GÜZEL
Gerçekden yazınız çokgüzel olmuş.İnsan duygulanıyor.Aslında unutlumak insanlara özgü birşey.Her şeyi en iyi dostlarımızı eskiyi yeniyi herşeyi unutmak bizlere mahsuz .Ve unutulmak insana acı verir. Keşke daha vefalı olabilsek.Keşke daha anlayışlı olabilsek.Unutulmamak dileğiyle Emine
Bağlantı »
Konu: süper ama duygusal:(
yüregine saglık cok güzel yazmışsın insanların degeri hiç bir zaman beraberken bilinmez ancak kaybedilince anlaşır umarım böyle olmayınız kib kolay gelsin
Bağlantı »
Konu: tebrik
çok güzel bir konu 10 üzerinden 10
Bağlantı »