Eylül 4, 2006
KÖY!
Sözlüklerin masum satırlarında geçer adı; Nüfusu ikibinden az olan yerleşim alanı diye tanımlanır. İçlerinden zamanında şehirlere aktığımız, göç denilen kavramı yarattığımız köyler. Oysa şehirde kurduğumuz basit ilişki ve yaşamlara tercih ettiğimiz köy , hala aynı saflıkta ve temizlikte durmaktadır gerimizde. Yorgundur, yüzyıllarca cefa gösteren , dimdik ayakta kalan köyler yıkılmaktadır, yok olmaktadır şimdi. Bir bir göç edenlerin ardından yas tutmaktadır. Ama hala hayat ve değerlerinden vazgeçmeyen insanların barındığı yerlerdir.İçinde temiz sular , temiz gıdalar ve modern yaşama bir karşı koyuş vardır. Doğanın kucağında kalmak, geceleri yıldız dolu gökyüzünü izlemek, sessizliğin içinden gelen rüzgar uğultularını dinlemek...Bir köyde yaşamanın anahtar cümleleridir bunlar. Keşke biraz daha kalsaydım dedim içimden ama şehire alışan bünyeler malesef arıza çıkarıyor, temiz dağ köylerinde.Şehrin uyuşturucu sıvısı kültürel damarlarımıza zerkedilmiş adeta, uzun süre köyde yaşamak, bunalım ve kendinden menkul bir "zihinsel koma"nın habercisi. Ama yine de arada sırada gitmek lazım terkedilen köylere.


Konu: slm
bloğunda yazılarında çok güzel.tebrik ederim.
Bağlantı »
Konu: slm
köyüm köyüm canım köyüm
ah ne anılarım var ki sormayın.
yaramı deştiniz
alacağınız olsun :)
Bağlantı »
Konu: günaydın :-))
herkezin hayali değilmidir..."bir gün köyde yaşamak"...Ama şehir psikolojisi etkilemiş bizi biz stres olmadan kavaga gürülte etmeden yaşayamayız...Aslında biz "şikayet" etmeden yaşayamayız...işte o yüzden şehirdeyiz yaaa:-))
Bağlantı »
Konu: zamanı tüketmek
köy nedense aklımıza bir dağ imgesiyle beraber şekillenir akabinde tezek kokusu. "fukaralık" cehaletle birlikte anılır köyler . Bazen de uzaklarda kalmış temiz bir dünya gibi belirir zihnimizde
aslına bakarsanız modern tarihin yada total olarak şehirde büyümüşlüğün ve şehirli kodlarla hayatı tanımlamış olmanın aksini de hiç bilmemiş olmamızdan....kaynaklıdır bu bakışımız
örneğin yukarıdaki yazıda değinilen o koma hali basitçe insanın zamandan ne anladığıyla ilgili,Anglosakson zaman kavramı zamanı kol saatinde olduğu gibi parçalara böler ve bu parçaları olabildiğince efektif kullanmaya bakar . bizde çağdaşlarımız gibi böle yapmaya çalıştığımız delunduğumuz her anı ve geleceğimizi parça parça en efektif şekilde kullanmaya uğraşırız . oysa köylerde zaman kum saati gibidir akar gider yavaş yavaş günün tükenişini seyredersiniz. köy kahvesinde amaçsız bekleyen köy sakinleri ellerinde türlü el işleriyle mindere serilmiş kadınlar sırtındaki sineği kovmaya üşenen miskin hayvanlar. ne zaman kalkacağı asla bilinmeyen toplu taşıma araçları vs vs . velhasıl köyde acele yoktur bünyeyi yormaz ama bizim bünyelerde bir defa araz yapmış zembereği kopmuş saat gibi hep bir adım öne kaçmak ister
köyde bizin çok önce unuttuğumuz bir vakarlık vardır beklemek sabır vardır her şeyi almayan tüketmeyen bir fidanın yıllar boyu yawash yawash büyümesini izleyen köylünün vakarı sabrı vardır.
bizim için ise isler çok daha farklıdır .
en sevdiğiz pantolonun lekelenmesi karşısında komaya girecek kadar saçmalamaya hazır bünyeler hesabı 2 dakika geç getiren garsona çemkiren suratların köyde yada köylülükte komadan başka bulacağı bişi yoktur .
zira köy aslında hergün yaşadığımız koma halini suratımıza kendi vakarlığıyla vuran bir bilgindir bazen
Düzenleyen hussoloji gün: 4.9.2006 saat: 11:11
Bağlantı »
Konu: ...
Hiç köyde yaşamadım.Ama gezmek için
çok gittim.İnsanlık adına ne varsa onların
varolduğunu gördüm.Gerçek samimiyet
oralarda var.
Ama söylediğin de haklısın.Biz şehrin
harala gürele yaşantısına sinir olsak bile
alışmışız.Hemen o tantanayı özlemeye
başlıyoruz.
Kısaca şöyle demek lazım.
"Rahat bize batıyor."
Bağlantı »
Konu: ..
Köyler hep maziyi anımsatır bana..
O saf ve eğlenceli günlerimizi.. Bu sebepledir belki köylere olay yakınlığım..
Bağlantı »
Konu: KAYBOLAN KÜLTÜRÜN SESİZ ÇIĞLIĞI
Türkiyede neler kaybolmuyorki.Aslında yok olan genelde Güneydoğu Anadolu.
İşsizlik ve tarımın eskisi kadar gelir getirmemesi insanları göçe sürmüyor mu ? Bir tepeyi bile bir yıl aradan sonra gördüğünüzde ; yağmur , kar , güneş , rüzgar gibi
doğanın etkilediğini ve zamanla yamaçlarında toprağın erozyona yenik düştüğünü
görürsünüz.Tıpkı insan oğlu gibi.Şehire göçen insanımız da bir den bire kültürel bir şaşırmayla beyin felçine uğruyor.Sonuç peki , Yamaçından kopardığınız gelincik asla eskisi gibi olmaz.Birden ölür hemen yaprakları dağılır.Tıpki köylerinden şehire göçenler gibi.Ve kültürümüz biz farkında olmasakda bağırıyor çığlık atıyor.Sağır olduk ve dilsizde.Devletin el uzatmadığı köylerimiz köylümüz yok olmanın eşiğinde.Çok şey yazmak gerekiyor ama , bence kelimelerin bile yetmediği bir konuya değinmişsiniz.Kelimeler bile kifayetsiz kalıyor. o yüzden buradan herkeze sezleniyorum.Çocuklarınıza Kültürüyle örfüyle dininyle kalacak bir ülke bırakın.Malatya dan EMİNE IŞIKLI
Bağlantı »
Konu: merhaba
Yorumun için teşekkür ederim.Profilinde işsiz olduğunu okudum,üzüldüm.
Rahmetli Barış Mançonun o eski şarkısı geldi aklıma'altın yere düşse değerin kaybedermi?tenekeyi parlatsan hiç çeyrek altın edermi?'
ÜSTAD CAN DÜNDARIN DEDİĞİ GİBİ TÜRKİYEDE PAZARCI OLSA,ZERZAVATINDAN ALINMAYACAK ADAMLAR HİÇ OLMADIK MEVKİLER DE KARŞIMIZA ÇIKIYOR.
Şimdi de bunları yaşamamak gerekiyormuş ki yaşıyorum deyip dik durmamız,duruşumuzu bozmamamız gerekiyor.
Daha sonra ki paylaşımlarda görüşmek üzere.
Bağlantı »