Kemal KILIÇDAROĞLU

2010-05-19 16:30:00

İstanbul Belediye Başkanlığına aday olduğu zaman Baykal'dan sonraki "genel başkan" dediğim Kemal Kılıçdaroğlu bu göreve biraz erken gelse de arkasına aldığı müthiş destekle iktidara yürüyeceğinin sinyallerini şimdiden verdi. Deniz Baykal uğradığı "komplo" nedeniyle bu saatten sonra Genel Başkanlıkta ısrar etmesinin sadece kendisine değil aynı zamanda CHP'ye de zarar vereceğini gördü ve doğru olanı yaparak istifa etti. Herkes il başkanları toplantısında Baykal'ın geri çağrılacağı konusunda hemfikir gibi görünse de buradan da Kılıçdaroğlu'na tam destek çıktı. Demek ki uzun zaman CHP'nin başında bulunan Deniz Baykal'a karşı parti içinde de yoğun bir enerjinin biriktiği açıkça ortaya çıkmıştır. Ki Kılıçdaroğlu adaylığını açıklar açıklamaz parti içinden destek yağmaya başladı. Kemal Kılıçdaroğlu yeni dönem ile beraber sadece elitist kesime hitap eden ve entellektüel rejim tartışması içinde kendisini yeniden üretemeyen CHP'ye farklı bir model getirip, halkın sorunlarına inen yeni bir siyasal dizayn üzerinde çalışacaktır diye düşünüyorum. Bu nedenle Kılıçdaroğlu döneminin en önemli şifreleri "işsizlik" ve "yoksulluk" gibi direk halkı ilgilendiren konular olacaktır. Bu noktada bir takım köşe yazarlarının yazdığı gibi CHP'nin yeni dönemde Cumhuriyeti'in kurucu değerleri ve Atatürkçülükten vazgeçeceği gibi tezlere katılmıyorum. Tam aksine Kılıçdaroğlu, kurucu değerlerin ve Atatürkçülüğün elitlerin tekelinden çıkıp halkın gündemine oturmasının anahtarıdır. Yeni dönemle beraber Kemal Kılıçdaroğlu tek başına iktidar olmasa bile AK Parti'yi koalisyona zorlayacak bir devinim yakalayacak... Devamı

1 Mayıs İşçi Bayramı

2010-05-01 14:20:00

Bu yıl ilk defa Taksim'de özgürce kutlanan 1 Mayıs sorunsuz geçiyor. Dünyanın bir çok yerinde kutlanan 1 Mayıs'larda da kötü olaylar yaşanmadı. Bu arada 1 Mayıs ile ilgili biraz bilgi verelim. Türkiye'de 1 Mayıs ilk olarak 1923 yılında kutlanmış. Yani yeni kurulan Cumhuriyetimizin 1 Mayıs İşçi Bayramına bir tavır almadığını ve aksine bu bayramı desteklediğini görüyoruz. Malezya'da Kutlanan 1 Mayıs'tan bir görüntü... 2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edildi.22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil oldu. Bu arada Dünya'da ilk olarak 1856 yılında Avustralya Melbourne'de taş ve inşaat işçileri günde 8 saat çalışmak üzere Parlemento evine kadar yürüyüş düzenlemişler.  Devamı

"Meds Yeghern" Nedir?

2010-04-27 18:43:00

ABD Başkanı Obama'nın merakla beklenen 24 Nisan konuşmasında yine "Meds Yeghern" kelimesini kullanması, beraberinde tartışmaları da alevlendirdi. Bu kelimenin anlamı Ermenice "Büyük Felaket". Yani soykırım için de zaten bu kelimeyi kullanıyorlar. Bu noktada Obama'nın yaptığı açıklama aslında Ermeni diasporasının beklediği yönde olmuştur. Kelimeler üzerinde oynanan bir oyun söz konusu. Ancak Obama bu konuşmasında ayrıca Ermenileri kurtaran "Türkler"den de bahsetmiş. Olaya bir de şu açıdan bakmak gerekiyor. Ermeniler ve diaspora ABD'de gerçekten çok güçlü ve seçimlere de direk etkide bulunuyorlar. Soykırım açıklaması yapacağını vaad etmeyen bir Başkan adayının Ermenilerden oy alması hemen hemen imkansız. Bakıldığında gerek Cumhuriyetçiler gerek Demokratlar Ermeni diasporasına bu sözü genelde hep veriyor. Çünkü önemli bir oy potansiyeline sahip oldukları kesin. Yalnız bir yandan da ABD'nin Ortadoğu'daki en önemli müttefiklerinden biri olan Türkiye'nin gönlünü hoş tutmak gerekiyor. Başkan Obama bu krizi daha kaç sene idare edebilir bilmiyorum ama samimi olmayan bir Ermeni hükümeti ile bunu fazla ileri götüremeyeceği kesin.  Bir de olayı "tarihçilere bırakmaya gerek yok" diyen yazarlar var. Anlamakta zorlanıyorum. Olayı tarihçiler değil de veteran Amerikan Futbolu Oyuncuları değerlendirecek değil heralde. Ya da beyzbol sevenler derneği! O zaman herkes çıksın desin ki "şu şu tarihlerde böyle böyle oldu..." Kanıt? Bu noktada devreye arşivler, tarihçiler ve bilim adamları girmek zorunda. Ermenistan'ın eğer şüphesi yoksa neden bu oluşuma destek vermiyor o da ayrı bir soru? Bir soru da Ermenistan neden hala Anayasasının 13. maddesinde &q... Devamı

Fenerbahçe, Bursaspor ve Ankaragücü

2010-04-27 18:33:00

2009-2010 Turkcell Süper Ligi müthiş bir yarışa sahne oluyor. Bir yanda Fenerbahçe diğer yanda ise Bursaspor şampiyonluk için muhteşem maçlara imza atıyorlar. Fenerbahçe son oynadığı Kasımpaşa maçından sonra lider oldu ve Bursaspor'un hemen bir puan üzerinde. Ancak önünde 3 tane çok zorlu maç var. Bunlardan biri de Ankaragücü deplasmanı. Bildiğiniz gibi Ankaragücü ile Bursaspor iki kardeş klüp. Maçlarında taraftarlar sürekli birbirlerini destekleyici tezahuratlar yapıyorlar. Bu nedenle şimdiden medyada karşılıklı açıklamalar yapılmaya başlandı. Hem Fenerbahçe klübünden hem de Ankaragücü klübünden sert açıklamalar geliyor. Oysa ben iki tarafın açıklamalarını da yersiz buluyorum. Bir Fenerbahçe'li olarak takımımın eğer şampiyon olmak istiyorsa tüm engelleri aşması gerektiğini düşünüyorum. Bu açıdan bence imalar barındıran bu tarz açıklamalara gerek yok. Ankaragücü taraftarı sahada oynamayacak heralde, kaldı ki Fenerbahçe de Ankaragücü takımını yenecek güçte. Hangi hakem atanacak? Ankaragücü maçına dışardan başka taraftar grupları gelecek mi gibi sorular bana göre gereksiz. Fenerbahçe eğer şampiyon olmak istiyorsa o maça büyük bir hırsla çıkmalı ve kazanmalıdır. Henüz ligin bitimine 3 maç var ve 3 rakibimiz de zor gol yiyen takımlar. Bunu da bir köşeye not edelim. Devamı