Haziran 27, 2005
TAKLAMAKAN SON VERSİYON
Saffet , selami gittikten sonra bakkaliyesindeki düşen iş hacminden bir hayli sıkıntılıydı..Bir yandan sesini sonuna kadar açmış prodigy dinlerken öbür taraftan söyleniyordu… -Lan buraya dükkan açma fikri kimindi ya…ben kime kızıyodum geçen öyküde anasını satayım..hem bu öykü böle bitmemişti ki..Sellami diye bir arap prensi falan olayı vardı ama neyse artık yeniden ben varım… Güneş yavaş yavaş eteğini çekmeye başlamıştı yeryüzünden..kaçan rahipleri hatırladı bir an saffet..Şimşekler çaktı gökyüzünden bizim saffetin düşünsel vadisine… -işte şimdi hapı yuttum… Arkasına bakmadan kaçmaya başlamıştı….Yükselen toz dumanı ben hikaye yazarı ve siz okuyuculardan önce farketmişti çünkü..Bu gelenler onlardı Nurullah usta ve yaklaşık 30 kadar rahip yine kavasakilere atlamış geliyorlardı..bu seferki hesapları belliydi..saffetin cansız bedenini taklamakanın derinlerine gömmek… N.usta: heeeeyyyyt! Sana demiştim olm bize oyun olmaz…Rahibiz lan biz..yedi ceddime sen mi kayıyodun gecen sefer ha..işte geldim burdayım …şimdi işin bitti saffoooooooooo…. Bu durumdan bir şekilde kurtulmalıydı..en yakın bedfortçular lokali baküde idi..Bir şekilde oraya yetişmeliydi…Bu rahip denen tibetli hödöhödöheyler onu yakalarlarsa ne yapacakları belliydi…Saffet çölde giderken tek ağacın altında kısık gözlerle sigara içen bir adama rastladı az ötede bir başka adam yüzünü yıkıyordu serap sandığı bir vahadan..Aman Allahım saffet gözlerine inanamadı bir an… Yüzünü yıkayan adam Rambo idi…Can Rambo…Elinde mavi ışık saçan bir alet vardı…saffet Rambonun yanına yaklaşıp: -abi bu ne işe yarar.. Rambo: mavi ışık saçar.. İşte yine tam ramboya yaraşır bir cevaptı bu…Saffet bir an kendine geldi.. -ya zaten bunun neden mavi ışık saçtığının inan bir önemi yok abi ama az sonra rahipler buraya gelirlerse nolur biliyo musun.. -ne rahibi olm ben başka bir öyküdeyim ölesine elimi yüzümü yıkamaya geldim buraya bizim öyküde nefes alacak durum yok valla… Az ötede sigara içen adamı unuttuk galiba…Evet bu adam da bir başka star Clint Esatttvood idi…O da öyküsünde sıkılmış olacak ki şans eseri Saffetin hikayesinde bulmuştu kendini…O sırada Nurullah usta ve rahipler tozu dumana katarak alana geldi…Bir taraftan inanılmaz bir rock müziği eşliğinde Nurullah Usta ve adamlarının klibi dönmeye başladı gözlerimizin önünde..Motorlarla adeta dans eden bu adamlar öyle hareketler yapmaktalardı ki saffet ve rambo inanılmaz gözlerle onları izlemekteydi…Son hareketinden sonra Nurullah saffete dönerek… -salavat getir lan…sırıtık.. Bunun üzerine ilerden ağacın altından gür bir ses çığırdı.. -heheyttt..destur de lan köpek… Bir anda bütün kafalar o yöne çevrildi…Güneş iyice gitmeye yüz tutmuş..Sigaranın dumanı kovboyun kirli şapkasını yalayarak gökyüzüne uçuyordu…Sigarasını yavaşça yere atıp hızlıca ayağa kalktı..Bu clinntti..clint esatwood …Nurullah Usta’nın gözleri bir anda faltaşı gibi açıldı..Suratında “işte şimdi sıçtık”’a benzeyen bir ifade vardı…diğer rahipler nurullah ustaya gaz vererek “abi sen bunu çiğ çiğ yersin”.. “abi kelebek gibi uçup arı gibi sok”… “senin pazuların yanında onun ki damar be abi..ye onu”…. Saffet’in ise sanki dili tutulmuştu az sonra yaşanacakların ne olacağını kestirmeye çalışan bir ifade vardı terli suratında… Rambo ise: ağalar bu olaya beni karıştırmayın ..ben kaçar… diyerek oradan uzaklaşmaya çalıştıysa da…Arkasından gelen bir ses ile irkildi…Bu clintti.. -ne o evlat tırstın mı? Rambo’nun arka planda bir yüzünü çevirişi vardı ki…Bu ihtişam karşısında filme alan kameraman kör olabilirdi…rambonun azından tarihe geçen şu cümleler döküldü… -Alayına isyan ölümüne USA… Clint bu cümleleri duyduktan sonra bir an kendini kaybetti ve havada takla ,parende artık jimnastikle ilgili ne varsa yaparak Nurullah ustanın boynunu ,belini, kaburgalarını her şeyini kırdı…Ardından Rambo elindeki mg-3 ile bütün rahipleri tarayarak yere serdi..Bu kan gölü karşısında dili tutulan Saffet memlekete dönüp bakkal açtı ardından çok işti yaptı ve zengin oldu..Zengin olduğunda kendisine çok para vereceğini söylediği hikaye yazarına tek kuruş vermeyince yazar da onu sildi… -DI SON- HİKAYE HAKKINDA BASINDA ÇIKANLAR “son yıllarda okuduğumda beni irkilten tek öykü” sony andersons –new yoğurt times “okuduktan sonra defalarca kusup sıçtım..Bu kadar gerçekçi bir şeyi ilk defa okudum…” doğtor jekyıl-hırt türübün “tek bir şey sölemek istiyorum…Dehşet..” peter from himalaya-dağıstan mirror “aksiyon,dehşet,şehvet,şöbyet ve daha birçoğu her şey bu öyküde” fort consil-sıçan haber
0 yorum yazılmıştır